18 Mart 2018 Pazar

MESİH'İN VAADEDİLMİŞ VAZİFELERİ -4-





Merhabalar

Bu bölümde kısmet olursa diğer bölümlerde açıklamaya çalıştığım Tevrat’ta Allah’ın İsrailoğullarına vaat etmiş olduğu şeylerin Kur’an’da tasdiklenip tasdiklenmediğini göstermeye çalışmak… 

Bunca şeyler vaat edildi İsrailoğullarına Tevrat’ta. Acaba bunun Kur’an’daki karşılığı ne? Kur’an’da karşılığı varsa acaba bu vazifeyi kim yerine getirecek? Bunu hep beraber görmeye çalışmak ve sonrasında da paylaşımlara devam etmek.

Evet, sorumuz şu: Kur’an, Tevrat’ta gelecek için verilen müjdeleri tasdik eder mi?

İsrailoğullarına gelecek için verilmiş vaatleri tasdik eder mi? Sorumuzun cevabı; evet, tasdik eder.

2:40 ayetinde şu bilgi yer alır:

“Ey israiloğulları! Size verdiğim nimeti hatırlayın ve ahdime vefa gösterin. Ben de size olan ahdi yerine getireyim. Ve böylece yalnızca benden korkun.”

Evet; bu ayet tamamıyla İsrailoğullarına verilen müjdeleri ve onlara verilen vaatleri tasdik eden bir ayettir ve bu hâlâ geçerli bir vaattir. Allah’ın İsrailoğullarına vermiş oldukları ahdi kendilerine hatırlatması… Hatırlayın geçen videoda bazı kondisyonlar vardı onlardan tekrar bahsedeceğiz, bazı şartlar vardı. Allah burada teyit ediyor vermiş olduğu taahhüdü. Diyor ki: ‘Ey İsrailoğulları, size verdiğim nimeti hatırlayın nasıl sizi dünyanın en yüksek mertebelerine çıkarmıştım, ne kadar çok nimet vermiştim ve ahdime vefa gösterin.’ Bu ahdin ne olduğunu göreceğiz. 

İsrailoğulları, Allah’a bir söz vermişlerdi, bir anlaşmaya varmışlardı peygamber aracılığıyla, buna vefa gösterin, bunu yerine getirin ta ki ben de size olan ahdimi yerine getireyim... Burada Allah, gelecekten bahsediyor apaçık olarak, ayet çok açık, bu vaat hâlâ geçerli. Ve sonrasında çok dikkat edin ayetin sonuna; “Ve böylece YALNIZCA BENDEN KORKUN.”

Neydi o sözlerden biri; İsrailoğullarının hiç kimseden korkmaması, Allah’tan başka... Tek başlarına bütün ulusların üzerinde olmaları, bütün ulusların onlara bakması ve dünya barışının sağlanması, dünyanın adaletle yönetilmesi… Bu Allah’ın sözü, devam ediyor, kontrat hâlâ açık, ayetle bu tasdik ediliyor. Ve bu, bir gün gerçekleşecek. Ne zaman, bunu hep beraber göreceğiz. Fakat bu ahit devam ediyor. Buradaki şartlar, o ahdin yerine getirilmesi için Allah’ın İsrailoğullarına verdiği şartlar... ‘Benim buyruklarımın hepsine uyacaksınız’ diyor. Ama hepsine uyulmadı. Uyulacak mı, uyulmayacak mı göreceğiz onu. Fakat burada ayet çok açık, ben onu göstermeye çalışıyorum. İsrailoğullarına verilmiş bazı vaatler vardı ve bu vaatleri yerine getirecek bir kişi vardı, bir önder vardı, acaba kim?

İSRAİLOĞULLARINA VAAT EDİLENLERİ KİM GERÇEKLEŞTİRECEKTİR?

Tevrat’ta vaat edilen bunca şeyleri sıradan bir Mesih değil ancak ve ancak Ha-Maşiakh gerçekleştirmek zorundadır. Ey Meseya değil Türkçe’deki gibi determinantsız, ne olduğu belli olmayan herhangi bir mesih değil, El-Mesih... Bu beş olayı gerçekleştirecek bir El- Mesih var, The Meseya, Ha- Maşiakh var, bakalım bu kim? Şimdi tekrar Tevrat’ın ayetlerine döneceğiz. Ondan sonra Kur’an’a bakacağız. Şimdi bazılarınız niye Tevrat’tan örnek veriyorsun diyecekler. Ben baştan beri Kur’an’ın Tevrat’ı tasdiklediğini söylüyorum. Tevrat, İncil’i de tasdik ediyor. Evet, İncil deyince akla hangi kitaplar geliyor? Ne yazık ki bugünkü dört kanonik İncil, İsa Mesih’e gönderilmiş İncil değildir. O Evanjeller, İsa Mesih’in hadis kitaplarıdır. İçlerinde doğrular da vardır, belki Allah’ın ayetleri de olmuş olabilir. İçlerinde bir sürü sonradan eklenmiş hurafeler de vardır. İlk yazılan Markos Evanjeli, yetmiş tarihinde yazılmıştır. Bu kitaplarda İsa Mesih’in kendisinin kıyametten önce gelip kafirler üzerine galip geleceği zaten apaçık belirtilmiştir fakat bu Evanjellerin içinde o kadar büyük tahrifat meydana gelmiştir ki bunları baz alarak burada size açıklayamıyorum. Fakat Tevrat’ın bazı kısımlarını açıklayıp sonra Kur’an ayetlerinin onları nasıl tasdik ettiğini gösterip Kur’an ayetlerine geçeceğim çünkü önemli olan Kur’an ayetleridir. Tevrat’ın ayetleri de çok önemlidir. Zira Tevrat, hem Hristiyanların hem Yahudilerin inandığı bir kitaptır. Ve kendilerine bu kitapta bir sürü şey vaat edilmiştir ve Kur’an da bu vaatleri tasdik etmektedir. Fakat ne yazık ki Kur’an vahyolunduktan sonra İbrahimî din olan, Hanif din olan İslam dini, Sünniliğe ve Şiiliğe geçip tamamen eksen kayması yaşamıştır. Yeni ibadet şekilleri, yeni inançlar, hiç dinde olmayan inançlar, bir sürü hurafeler… Fakat Kur’an’daki dinin söylediği olay çok farklı, bakış tarzı çok farklı... İsrailoğullarına Kur’an’ın bakış tarzı da çok farklı. Mealler yanlış çevriliyor, hadislerden gelme bir sürü uydurma, dogmatik bilgiler var. Bütün bunları yavaş yavaş çözmek zorundayız. Ne yazık ki gerçeğin üzerine bir sürü katmanlar konulmuş, bu katmanları tek tek, yavaş yavaş, gerçeği incitmeden çıkarmak gerekiyor.
Evet, çok uzatmadan, Ha-Maşiakh, El-Mesih, The Meseya kimmiş Tevrat’a bir bakalım, neler yapacak?

KUR’AN’A GÖRE HA-MAŞİAKH KİMDİR?

Kur’an’a göre Ha-Maşiakh; El-Mesihu İsa ibn-i Meryem’dir. El-Mesih; Kur’an’a göre İsa’dır. Bir tane bile başka Mesih yok Kur’an’da. Tek. Bütün Mesihler determinantlı, El- Mesih olarak zikredilir Kur’an’da. Ama şimdi tekrar Tevrat’a bakalım Ha-Maşiakh’ın ne yapması gerekiyor? Tekrar bakalım. Hemen hüküm koymamak lazım her şeye… Birçok bilgi var, bu bilgiyi düşünüp, görüp öyle karar vermek lazım.

İSRAİLOĞULLARI’NA VAAT EDİLENLERİ GERÇEKLEŞTİRECEK HA-MAŞİAKH

“İşay’ın kütüğünden yeni bir filiz çıkacak kökünden bir fidan meyve verecek. Rabbin ruhu, bilgelik ve anlayış ruhu, öğüt ve güç ruhu, bilgi ve Rab korkusu ruhu onun üzerinde olacak Rab korkusu hoşuna gidecek. Gözüyle gördüğüne göre yargılamayacak, kulağıyla işittiğine göre karar vermeyecek.”

İşay; David’in babasının ismi. Mesih, David soyundan gelecek, demiştik değil mi? Bunların hepsi gelen o Ha-Maşiakh, The Meseya, El-Mesih’in içindeki ruhu olacak, onun iç dünyası, zekâsı, burada ondan bahsediliyor.

“Rabbin ruhu, bilgelik ve anlayış ruhu...”

Empati yapabilme, karşındakini anlayabilme, bilgelik, birçok konuda bilgisi olacak, özellikle din konusunda.

“Öğüt ve güç ruhu...”

Azim... İçindeki o gerçek Mesihî ruh ve öğüt verme.

“Bilgi ve Rab korkusu ruhu...”

Rabbinden hakiki mânâda korkma. Onun üzerine olacak.

“Rab korkusu hoşuna gidecek.”

Bu da çok ilginç bir kelime… Rabbin vermiş olduğu korku onun hoşuna gidecek, sarılacak ona. Tabii bunlar bir insanın iç dünyasını açıklayan şeyler, bunları kelimelerle ifade etmek çok zor. Bunları insan kendi yaşamadan idrak edemez, telaffuzu çok zor şeyler bunlar. Hatta belki bazı kişiler için şirk ifade eden sözler gibi gelebilir. Anlayamaz çünkü onun bahsetmek istediği şeyi...

Evet, geçelim bunu.

“Gözüyle gördüğüne göre yargılamayacak, kulağıyla işittiğine göre karar vermeyecek.”

Öyle tez can karar vermek yok. Gözüyle gördüğüne, kulağıyla işittiğine göre hemen karar vermeyecek. Araştırma... Gerçek adalet zaten böyle sağlanır. Zaten bu pasajları göreceğiz birazdan. Adalet ne demek? Adalet öyle hemen karar vermek değil. Bunların hepsi adaletle bitişen/örtüşen şeyler.

“Yoksulları adaletle yargılayacak yeryüzünde ezilenler için dürüstçe karar verecek. Dünyayı ağzının değneğiyle cezalandıracak.”

Ağzının değneğiyle... Demek ki onun söylediği öyle dokunacak ki insanlara, ceza bu şekilde olacak, öyle sopaya gerek yok, bir söz yetecek...

“Kötüleri soluğuyla öldürecek. Davranışının temeli adalet ve sadakat olacak. Onun döneminde kurtla kuzu bir arada yaşayacak.”

Bu çok önemli, sadık olma. Adalet ve sadâkat. Gerçeğe sadık olma... Gerçeğe sadık olmak çok zordur. Sizi bağlayan birçok şey olabilir. Fakat siz gerçeğe bağlıysanız sizi bağlayan diğer şeyleri elinizin tersiyle itersiniz. Sadakat Allah’a olur. Sadakat Hakk’a olur. Sadakat budur. 

Evet.

“Onun döneminde kurtla kuzu bir arada yaşayacak, parsla oğlak birlikte yatacak. Buzağı, genç aslan ve besili sığır yan yana duracak, onları küçük bir çocuk güdecek. İnekle ayı birlikte otlayacak, yavruları bir arada yatacak. Aslan sığır gibi saman yiyecek. Emzikteki bebek kobra deliği üzerinde oynayacak, sütten kesilmiş çocuk elini engerek kovuğuna sokacak...”

Onun döneminde olacak bu, bir kişiden bahsediyor burada, İşay’ın soy ağacından gelecek bir kişi...

“...Sürgünler geri dönecek. Kutsal dağımın hiçbir yerinde kimse zarar vermeyecek, yok etmeyecek. Çünkü sular denizi nasıl dolduruyorsa, dünya da Rabbin bilgisiyle dolacak. O gün İŞAY’IN KÖKÜ ortaya çıkacak. Halklara sancak olacak, uluslar ona yönelecek...” (Yeşeya-11:1-10)

Tek tek vaat edilen şeyleri burada genel olarak görüyoruz. Apaçık, bu apaçık! Bu beklenen kişi Ha-Maşiakh. Apaçık biçimde özellikleri burada sıralanıyor.

İşay’ın kökü; David. Evanjellerde, Evanjelistlerin İşay’ın kökünü nasıl berbat ettikleri, onun David’in soyundan geldiğini ispatlamaya çalışırken nasıl babasını da araya soktukları... Çünkü Meryem’i telaffuz edemediler, çünkü utandılar. Bir kadını David’in soy ağacına bağlamaya utandılar. Gerçeğe haksızlık yaptı Evanjelistler. Matta Evanjelisti, Luka Evanjelisti... Meryem’i anamadılar. Halbuki Kur’an devamlı olarak ‘Meryem oğlu’ der. Çünkü Meryem’in kendisi zaten David’in soy ağacından gelir. Ama bunu söyleyemediler, utandılar. O zamanki yargı; kadınlara bakış açısı ilkel bir toplum, pagan kültüründen gelmiş, kadınları aşağılayan bir kültür… Tamamen Yahudiliği, Museviliği ele geçirmiş, egemen olmuş ve bu insanlar, Hakka karşı samimiyetle davranmayarak İsa’nın kökünü, babasının(!) soyundan David’in soyuna bağlamışlar. Halbuki bununla alakası yok. Meryem’in soyu zaten David’den gelmektedir. Kur’an devamlı olarak ‘Meryem oğlu’ der, o şahıs için.

“İşte Davut için doğru bir dal çıkaracağım günler geliyor, diyor Rab; “Bu Kral bilgece egemenlik sürecek, ülkede adil ve doğru olanı yapacak, onun döneminde Yahuda kurtulacak, İsrail güvenlik içinde yaşayacak. O, Yahova’nın adaleti, adıyla anılacak.” (Yeremya-23:5-6)

Çünkü Davut, soy ağacı. Onun dallarından bir tanesi, onun soyundan gelen… Aynı şeyden bahsediyoruz; Ha-Maşiakh, El-Mesih. Evet, bu günler geliyor diyor Rab… Aynı şey… Başka peygamberin söylediği, çok daha önceden söylediği şeyin aynısını tasdik eden Allah’ın Tevrat’ta İsrailoğullarına vaat etmiş olduğu şeyi tasdik eden ve bunu yerine getirecek olan bir şahıs bu. Aynı şeyden bahsediyor, aynı kişi.

Başka bir örneğe geçelim:

“Ah ne korkunç gün! Onun gibisi olmayacak, Yakup soyu için sıkıntı dönemi olacak, yine de sıkıntıdan kurtulacak. O gün, diyor her şeye egemen Rab boyunlarındaki boyunduruğu kıracak, bağlarını koparacağım. Bundan böyle yabancılar onu kendilerine köle etmeyecekler… Onun yerine Rableri ALLAH’a ve başlarına atayacağım kralları Davut’a hizmet edecekler. ‘Korkma ey kulum Yakup, yılma Ey İsrail’, diyor Rab. Çünkü seni uzak yerlerden, soyunu sürgün edildiği ülkelerden kurtaracağım. Yakup yine huzur ve güvenlik içinde olacak, kimse onu korkutmayacak.”(Yeremya-30:7-10)

Davut demek burada, İsrailoğlunun kendi şahsı anlamında…’Ey kulum Yakup’ demek yine İsrail, metaforik bunların hepsi. Bu sözler yazıldığında Yakup Peygamberden sonra yüzyıllar geçti, buradaki isimler metaforik anlamda kullanılan isimler. Evet, Yakup zaten İsrail demek. Yakup’un İsrail olduğunu Allah zaten söylüyor. ‘Sana İsrail ismini koydum’, diyor. 
“Korkma ey kulum Yakup, yılma ey İsrail” yani Allah’a inanan, Muvahhit insanlar; İsrail, bugünkü İsrail devleti değil. Gerçek İsrail.

“Çünkü seni uzak yerlerden, soyunu sürgün edildiği ülkelerden kurtaracağım…”

Aynı şey.

“Kimse onu korkutmayacak…”

Kur’an ne diyordu:

“Yalnız benden korkun. Ahdimi yerine getirin ben de size olan ahdimi yerine getireyim.”

Yani bunu yapın, bu olacak. Aynı şekilde;

“Yakup yine huzur ve güvenlik içinde olacak, kimse onu korkutmayacak.”

Yani Allah’tan başka… Bunların hepsi birbiriyle örtüşen ayetler, hepsi! Yani Kur’an, sadece Tevrat’taki tarihi bilgileri, yasaları ve hikmetleri tasdikleyen bir kitap değildir, Tevrat’ta gelecek için vaat edilmiş olayları da tasdikleyen bir kitaptır. Ve birazdan göreceğiz bu olayları yerine getirecek olanı… Allah bir kişiyi vesile kılacak, Kur’an’ı nasıl Resulü Muhammed’e vesile kıldıysa ya da Tevrat’ı başka peygamberlere vesile kıldıysa aynı şekilde Ha-Maşiakh, El-Mesih tüm bunları gerçekleştirmeye vesile olacak şahıstır. Allah bunu burada taahhüt ediyor. Bizzat kendisi… Yeremya-30:7-10’da, Kur’an da tasdikliyor bunu. Apaçık bir şekilde ayet var. Ve daha nice ayetler var, göreceksiniz bunları. Paylaşacağım hepsini kısmet olursa…

Evet, aynı şekilde; Yeremya-33;14-17 ve Hezekiel-34:23-30’da aynı pasajlar yer almaktadır. Tekrar edilmektedir bu vaatler, bu kişi hakkında.

Evet, şimdi bir pasaj daha görelim. Bu pasaj bütün bunları kapsayan bir pasaj olacak:

Kulum Davut onların kralı olacak, hepsinin tek çobanı olacak. Buyruklarımı izleyecek, kurallarıma uyacak onları uygulayacaktır. Kulum Yakup’a verdiğim atalarının yaşadığı ülkeye yerleşecekler. Kendileri, çocukları, çocuklarının çocukları ebediyet için orada yaşayacaklar. Kulum Davut ebediyetle onların önderi olacak.”

Altını çiziyorum, bunların şartları var demiştik, gerçek İsrailoğulları Allah’ın buyruklarına uyacak ve ona yönelecekler. Hristiyan olsun, Sünni olsun, Şii olsun, Yahudi olsun, Aşkanazi olsun, Safarat olsun fark etmez, hepsi bütün bu kimlikleri sıfıra indirip Muvahhit olacaklar hep beraber. İsrail devleti Muvahhitlerin üzerine kurulacaktır.

“Kulum Yakup’a verdiğim atalarının yaşadığı ülkeye yerleşecekler.”

Onlar bizim de atalarımız, hepimizin ataları, gerçek İsrail, Yakup’un ilahına inanan kişiler topluluğu, bizim atalarımız, manevi atalarımız... Bunu kan bağı yaptılar ve tamamen yanlış bir yola girdiler. Allah’ın sözü genel bir sözdür. İsrailoğulları, o gün heterojen bir topluluktu bunu diğer videoda paylaşmıştım. Kesinlikle bir soya bağlanmış kişiler değildi. İsrail’i bir kana indirgemek çok büyük bir günah. Allah’ın sultanlığı, yeryüzünde inşa etmeyi arzuladığı saltanatı küçük bir krallığa indirgemektir bu. Ve hiçbir zaman da gerçekleşmeyecek bir olaydır.

Evet, “O ülkeye yerleşecekler…”

Öbür vaat... Sağ salim oraya yerleşecekler, Allah’ın buyruklarına uyacaklar. Kudüs’e yerleşecekler, orası Muvahhitliğin merkezi olacak.

Evet, nerde kaldık;

“Kendileri, çocukları, çocuklarının çocukları ebediyet için orada yaşayacaklar.”

Sonsuzluk içinde, sonsuza kadar diye de çevirebiliriz fakat buradaki kelime ‘ebediyet için’.
“Kulum Davut, ebediyet için onların önderi olacak.”

Kulum Davut, burada kimin kastedildiği zaten belli. Burada El-Mesih’ten bahsediliyor.
Çok ilginç bir ayet daha geliyor.

“Onlarla Şalom Antlaşması yapacağım. Ebediyetin antlaşması onlarla olacak. Onları yeniden oraya yerleştirip sayıca çoğaltacağım. Mabedimi ebediyet için onların ortasına kuracağım. Konutum aralarında olacak; onların Rabbi olacağım, onlar da benim halkım olacak. Mabedim sonsuza dek onların arasında oldukça uluslar İsrail’i kutsal kılanın ben Rab olduğumu anlayacaklar.” (Hezekiel-37: 24-28)

Burayı çevirirken ‘esenlik antlaşması’ diye çevirirler. Halbuki ana İbranicedeki ifade ‘Şalom Antlaşması’dır.

Ey Musevi kardeşlerim! Ey Siyonist insanlar!

Bunu size ne bir hakaret olarak söylüyorum, ne bir düşmanlık olarak… Siz bu siyonu gerçekleştirmeye çalışıyorsunuz. Bazı yanlış yollara giriyorsunuz. Ben yanlış yollara girmeyen Musevileri tenzih ediyorum buradan. Kusura bakmayın sözüm size değil. Hristiyanlara da hitap ediyorum. “Onlarla Şalom Antlaşması yapacağım…” ‘Şalom’ demek Arapçada ‘İslam/selam’ demek… Yani İslam antlaşması! Nedir İslam antlaşması? Allah hangi kitabı gönderdi. Burada apaçık bir şekilde size bir mesaj var. Ve daha açıklayacağım bu mesajın apaçık biçimde Kur’an olduğunu göreceksiniz ki ben buna artık Kur’an da demiyorum. Son Vahiy, diyorum. Çünkü bugün elimizdeki Kur’an, o kadar tahrif edilmiş bir kitap ki -orijinali değil tercümesi ve anlaşılması tahrif edilmiş hadisler kanalıyla- orijinali Allah’a şükür hâlâ var. Fakat bu o kadar derin bir kitap ki bugüne kadar saklanmış, korunmuş. Ve bu antlaşma sizin antlaşmanız olacak. Şalom Antlaşması. Allah’ın vaadi bu… 

“Ahdimi yerine getirin.” İşte size ahit! İşte bu ahit. “Ahdime vefa gösterirseniz ben de size olan ahdimi yerine getireceğim.” Ve daha neler var, bunu böyle anlatsam bilmiyorum herhalde öldürürler, bilmiyorum...

“Ebediyetin antlaşması onlarla olacak…”

Mabet, demiştik ya birkaç söz var; “Mabet inşa edilecek.” Son Mabet, gerçek mabet… Dünyaya barış gelecek ve gerçek hüküm, adalet hükmü, gerçekleşecek. Kim gerçekleştirecek? Burada bir kişiden bahsediyor.

Evet, “Konutum aralarında olacak…”

Uluslar… Bütün uluslar gelecek. Tamamen. Ha-Maşiakh, Gerçek Mesih’in yapacağı bütün o vaatler vardı ya tamamen Hezekiel-37:24-28’de geçecek, burada gelecek olan, bütün bunları gerçekleştirecek olan gerçek Mesih’in kim olacağı, neler yapacağı tamamen bu ayetler içerisinde sıkıştırılıyor. Hepsini bu yapacak. Diğer ayetlerde parça parça idi fakat bu genel.

“Uluslar İsrail’i kutsal kılanın ben Rab olduğumu anlayacaklar.”

İnsanlar şaşıracak. Bu kadar da olmaz, böyle bir şey dünyada gerçekleşiyorsa bunu Allah’tan başka kimse yapamaz, diyecekler. Allah’a hiç inanmayan insanlar da iman edecekler. Ama şurayı unutmasınlar: “Onlarla Şalom Antlaşması yapacağım.”
Evet. Bitiriyorum az kaldı. Dikkat edildiğinde İsrailoğulları peygamberleri bu El-Mesih şahsı hakkında çok bilgi vermemektedir. Peygamberlerin verdiği bilgi; o geldiğinde kıyamete kadar dünyanın ne halde olacağıdır. Hepsini gördük. Yani burada onun fiziksel özellikleri hakkında bir şey söylenmiyor, çok fazla detaya girilmiyor. Onun ne yapacağından bahsedilmiş. Bunun da bir nedeni var. Çünkü çok sayıda sahte Mesihler çıkacak, işte benim oramda bu var, şuramda bu var, gözüm şu renk falan, bu tip şeyler. Halbuki burada verilmek istenen o değil. Sahte Mesihler onların hepsi… Bunlar gerçekleştirildiğinde Mesih’in kim olduğu zaten aşikâr olacak. Yoksa Mesih geldiğinde ‘Ben Mesih’im’ demeyecek ki… İcraata başlayacak o. Halkın gözünü açmaya, doğruları, gerçekleri ifade etmeye… Ve daha Kur’an’da başka ayetler de var neler yapacağı Kuran’da çok açık bir biçimde belirtiliyor.

Evet, bu kısmı bitirmeden önce şuraya bakalım: Tanrı’nın, Allah’ın, Yahova’nın İsrailoğullarına vermiş olduğu taahhütler var. Bunu kim yapacak? Ha-Maşiakh, El-Mesih, Gerçek Mesih.

Nelerdi bunlar:

1.Bütün İsrailoğulları sağ salim Kudüs’e geri dönecekler.
2.Son Mabet inşa edilecek.
3.İsrailoğulları Rabbine hakiki mânâda kul olacak.
4.Dünya barışı gerçekleşecek.
5.Tüm dinlerden müminler tek Rabbe inanacak.

Şimdi Kur’an’a inanan insanlar, Hristiyanlığa inanan insanlar, İsa Mesih’in El-Mesih olduğuna inanan insanlar, Mesih İsa, bu çerçevenin içerisinde nerede?

Yanında!

İçinde değil.

Meryem oğlu İsa, bu söylenilenlerin hiçbir tanesini yapamadı. Bir tanesini bile!
Yapamadı mı, yaptırılmadı mı? Bu konuya sonra geleceğiz. Fakat eğer Kur’an, İsa’ya El-Mesih, Ha-Maşiakh diyorsa çünkü İsrailoğullarının beklediği bir El-Mesih var. Kur’an diyor ki işte onlara geldi bütün örnekleriyle geldi fakat onu inkâr ettiler. O zaman burada bir soru; acaba Kur’an yalan mı söylüyor? Çünkü iki bin sene önce ilk defa geldiğinde bunlardan hiçbir tanesini gerçekleştiremedi. Hiçbir tanesini…

Niçin Yahudilerin İsa’ya inanmadığını düşünüyorsunuz? Ben bunu “Evanjellerin Evrim Teorisi” kitabımda da açıkladım. İsa’nın misyonu çarmıhta fiyaskoyla sona erince ve bu söylenilenlerin hiçbirini yapamayınca yetmiş yılında ilk yazılan Evanjelde -İncil değil Evanjel; İsa’nın hadis kitabı- İsa acaba neden bu dünyaya gelmiştir diye bir felsefe yapılmıştır. Ve denmiştir ki tamam İsa bütün bunların hiçbir tanesini yapamadı ama o aslında İsrail’i bu şekilde kurtarmayacaktı. O çarmıhta öldü ya, o aslında İsrail’i günahlarından kurtardı. İsrail’i günahlarından kurtararak kurdu!

Yuhanna, 100-150 tarihleri arasında yazılmıştır. Orada da hani; ‘Son Mabet inşa edilecek’ti ya, peki nasıl olacak? Onun bedeni var ya bedeni, o son mabetti zaten! Halbuki hiç alakası yok. Sonradan varılmış tamamen yanlış şeyler. Halbuki Kur’an, bütün bunların olacağını tasdikliyor. Ve bunu El-Mesih yapacak.

Evet, eğer İsa bir daha gelmeyecekse Kur’an, niçin İsa’ya El-Mesih diyor? Şimdi El-Mesih sözünü Arapça olarak tevil etmeye çalışanlar olacaktır. Var zaten böyle insanlar. Halbuki hiç alâkası yok. Bütün bunlar söz verilmiş şeyler ve bunu gerçekleştirecek El-Mesih vardır.

Kur’an İsa’ya El-Mesih der. Ve bir sonraki videodaki paylaşacağım ayetleri görmezden gelirler. Hatta bilmezler hatta bilseler bile ayetlerin yanlış yazıldığını söyleyen bazı kimseler çıkmaya başladı. Şimdilik bu konuyu açmayalım. Bir sonraki konuya bakalım. Ama Kur’an’ın ne gizemli ayetleri olduğunu sizlerle paylaşacağım.

Şimdilik afiyetle kalın, umarım anlatabilmişimdir, umarım açık olmuştur...

Sorularınız varsa lütfen e-mail kanalıyla bana yazabilirsiniz, Facebook’tan da bana yazabilirsiniz.

Şimdilik bu kadar, görüşmek üzere…
________________________________________________________________
Taner Eon Demirci Lopez'in https://www.youtube.com/watch?v=z5XihKiLBTQ kayıtlı Youtube videosundan derleme
Derleyen:Mihriban İnan Karatepe
Diğer yazılar için: M. İnan Karatepe, "İsa Mesih'in Yeniden Dünyaya Gelişi", Cinius Yayınları, 2017 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder