Merhabalar
Bugün İsa’nın yeniden dünyaya gelişi hakkında yaptığım
çalışmanın üçüncü kısmını sizlere sunacağım.
Geçen videoda hatırlarsanız olayı genel olarak görmeye
çalıştık. Kur’an’ın Tevrat’ı tasdiklediğini söyledik. Tevrat’taki bilgilerin
sadece İsrailiyyat şeklinde anlaşılmaması gerektiği üzerinde durduk. Sonuçta
Kur’an da Allah’ın kelamı… Eğer Kur’an, Allah’ın kelamı ise ve Kur’an’daki
bilgiler İsrailiyyatta varsa bunun bize bir şey ifade etmesi gerekiyor.
İsrailiyyattan gelen bilgilerin İsrailiyyat denilip bir kenara atılması
yanlıştır. Bunu gördük. Tevrat’ı çeşitli bölümlere ayırdık. El Mesih, Ha-
Maşiakh’ı arıyoruz, kimdir acaba? Bunu anlamak için Tevrat’ta da arayacağız
dedik ondan sonra Kur’an’da da arayacağız. Aynı şekilde paralellerini göreceğiz
ve bu şekilde ne yaptık; Tevrat’ı çeşitli bölümlere ayırdık: Tevrat’taki tarihi
bilgiler, Tevrat’taki yasalar, Tevrat’taki hikmet dolu kıssalar gibi… Kur’an’ın
bunları tasdiklediğini gördük. Sonuncu olarak da tabii ki Tevrat’taki
bilgilerin en önemlisi, Allah’ın İsrailoğullarına vermiş olduğu vaatlerdi.
Tabii şimdi İsrailoğulları deyince bana ne dememek
lazım. Çünkü İsrailoğulları yanlış anlaşılıyor. Bunun da ne olduğu üzerinde
bugün birazcık durmak istiyorum. Tevrat’ta Allah’ın İsrailoğullarına vermiş
olduğu vaatler var. Acaba bakalım Kur’an bunlara neler diyecek, acaba bu
vaatleri tasdikliyor mu? Çünkü eğer bu vaatleri tasdikliyorsa burada El-Mesih
konusunu anlamak için çok önemli bir kapı açmış olacaksınız kendinize.
Dünyadaki birçok kişinin hidayetine de vesile olacak şeylerdir bunlar. Bunu
ilerideki videolarda da kısmet olursa sizlere anlatmaya çalışacağım. İnşallah
bunu göreceksiniz.
Evet;
Kur’an Tevrat’ta gelecek için verilen müjdeleri tasdik
eder mi?
TEVRAT’TA ALLAH’IN İSRAİLOĞULLARI’NA VAADLERİ
NELERDİR?
· Bütün İsrailoğulları sağ salim Kudüs’e dönecekler.
· Son mabet inşa edilecek.
· İsrailoğulları Rabbine hakiki mânâda yönelecek.
· Dünya barışı gerçekleşecek.
· Tüm ulusların Tek Rabbe İnanması
Bu kısımları da Tevrat’taki ayetleriyle
örneklendireceğim.
1.Bütün İsrailoğulları Sağ Salim Kudüs’e Dönecekler:
Bildiğiniz gibi Kudüs devamlı olarak işgal edilmiş,
buradaki insanlar tarih boyunca kılıçtan geçirilmiş. İsrailoğulları sık sık
dünyanın çeşitli yerlerine dağılmışlar. Tabii İsrailoğulları demek ‘muvahhit’
(Allah’a inanan) insan demek. İsrailoğlu budur. Yakup’un kavmi
İsrailoğullarıdır. Yakup’un İlahı kimdir? Allah’tır. Dolayısı ile İsrailoğulları;
‘Yakup’un İlahına inanan kişiler’ demektir. Eski dünyada bütün insanlar pagan
bir kültüre sahipken, putlara taparken, sadece İsrailoğulları Allah’a
tapıyordu, sadece İsrailoğulları Allah’a ibadet edip hayatlarını hakiki dine
göre düzenliyordu. Bundan dolayı seçilmiş bir kavim… Yoksa kendi ırkları, kendi
kanlarından dolayı değil. İsrailoğulları Mısır’dan çıkarken onlara ‘Hapiru’
denilmiştir. ‘Hapiru’ yabancı demek, ‘hibru’ oradan geliyor. Hapiru/yabancı,
yabancılar son derece heterojen bir kavimdi. İçerisinde müşrikler vardı,
putperestler vardı, altın buzağıya tapanlar vardı fakat Musa firavundan bu
insanları, işkence çeken bu köleleri uzaklaştırınca sonrasında homojen bir
toplum oldu. Rabbini tanıyan, Allah’a inanan bir toplum haline geldi bu
insanlar. Dolayısı ile İsrailoğulları başından beridir böyle. Asil kan gibi bir
şey anlaşılmasın, çok yanlış. İsrailoğulları demek Tek Allah’a inanan, Allah’ın
yanına başka isimler koymayan muvahhit insan demek. Sonuç olarak bütün İsrailoğulları
sağ salim Kudüs’e dönecekler. İnsanlar kendilerine artık kötü bakmayacak
İsrailoğlusun diye…
2.Son Mabet İnşa Edilecek:
Son mabet; kıyamete kadar son mabet… İkinci bölüm ile
beşinci bölüm aslında âlâkalı. Bütün uluslar sadece bir Allah’a inanacak ve bu
inancın yani Muvahhitlik inancının bir tane mabedi olacak. Bütün dünya için
geçerli, kıyamete kadar sürecek olan son mabet... Bu da Allah’ın
İsrailoğullarına vaat etmiş olduğu bir olay, bunu siz yapacaksınız diyor.
Evet, devam edelim;
3.İsrailoğulları Hakiki Mânâda Rabbine Yönelecek:
Yani gerçekten Rablerine yönelecekler. O’nun
buyruklarını tamamen yerine getirmeye başlayacaklar. Bunlar inanılmaz şeyler,
bunlar şuanki Yahudilerin bile inanamadıkları şeyler. Çünkü artık Yahudilik
dininde çok az sayıda Ortodox Yahudi var, onlar bile buna inanmıyor. Hatta
İsrailoğullarını ‘Muvahhit insan’ şeklinde adlandıracak olursak gerçeği de
böyledir, bugün Kur’an’ı okuyan fakat Kur’an’dan, Kur’an’ın mesajını
anlayamamış, tek bir hüküm verici olan Allah’a şirk koşmuş bir sürü insan var.
Kur’an ellerinde fakat Allah’tan başka kendilerine hüküm verici bir sürü
ilahcıklar kabul eden insanlar var ama ne yaptıklarını bilmiyorlar. Dolayısı
ile bu yöneliş komple olacak, tamamen muvahhit olunacak bütün dünyada, bu da
gerçekleşecek kısmet olursa…
4.Dünya Barışı Gerçekleşecek:
Dünyada savaşlar duracak. İnşallah bunlar gerçekleşir,
bunu kim istemez. Dünyada kan dökülüyor, bir sürü savaş var. Tevrat’ta Allah’ın
İsrailoğullarına verdiği sözlerden bir tanesi de dünya barışının gerçekleşmesi.
Dünya barışını sağlayacak bir kavim; İsrailoğulları…
5.Tüm Ulusların Tek Rabbe İnanması:
Bütün dünya kısmet olursa Muvahhitlik dinine inanacak.
Bütün dünya derken, bütün uluslar derken belki de burada bütün uluslardan
insanlar kastediliyor. Çünkü her zaman inanmayan insanlar çıkacaktır yani
hiçbir zaman %100 bütün insanlara ulaşılamaz. Bu Allah’ın hükümlerinden bir
tanesi… Zaten peygamberler geldiğinde bile gerçekleşmedi. Burada bütün
ulusların tek Rabbe inanması demek; bütün uluslardan büyük çoğunluktaki
insanların Muvahhitlik dini çatısı altında birleşmesi, anlatılmak istenen bu… Şimdi
tekrar ediyorum, sözlerimi yanlış tarafa çekmek isteyenler olacaktır. İsrail
denince benim kastettiğim olay bugünkü politik mânâda, Orta Doğu’da bulunan
İsrail devletini kastetmiyorum. İsrailoğlu demek, o demek değil, hakiki mânâda
Allah’a yönelmiş, bütün insanlar putperest müşrikken kendisi sadece Allah’a
yönelmiş bir kavimdir İsrailoğulları… Bunların nasıl olacağını da birazdan
Tevrat’ta göreceğiz ve bunun Kur’an’daki yansımalarına ve Kuran’ın bunu nasıl
tasdik ettiğine hep beraber şahit olacağız.
Evet başlayalım.
1- BÜTÜN İSRAİLOĞULLARI SAĞ SALİM KÛDÜS’E GERİ
DÖNECEKLER
“Bugün size ilettiğim buyruklar uyarınca siz ve
çocuklarınız Rabbiniz Allah’a döner, bütün yüreğinizle, bütün canınızla ona
uyarsanız Tanrınız size merhamet edecek, sizi sürgünden geri getirecek, sizi
dağıttığı ulusların arasından yeniden toplayacak. Dünyanın öbür ucuna sürülmüş
olsanız bile, Rabbiniz Allah sizleri toplayıp geri getirecek. Sizi atalarınızın
mülk edindiği ülkeye ulaştıracak, orayı miras alacaksınız.” (Yasanın Tekrarı
30:3)
Evet, burada bir şart var bu bir vaat ve bir söz, bir
kondisyon var; ‘ilettiğim buyruklar
uyarınca’, diyor, bunu göreceğiz ileride. Bakalım bu ‘ilettiğim buyruklar’
nelermiş. Niçin bu hâlâ gerçekleşmiyor? Yani beni dinleyen Musevi kişiler
olabilir, onlar da bu söylediklerimi kulak ardı etmesinler çünkü bunlar
gerçekleşmediği sürece kesinlikle ve kesinlikle sağ salim Kudüs’e geri
dönemeyecekler. Burada bir kondisyon var; ‘ilettiğim buyruklar’. Bunlar
gerçekleştirilmiyor. Bunun ne olduğunu anlatacağım size kısmet olursa ilerideki
videolarda. Evet, demek ki burada bir söz var ve bu gerçekleşecek eğer bu kondisyon
gerçekleşirse, bütün İsrailoğulları sağ salim Kudüs’e geri dönecekler.
“İşte halkım İsrail’i ve Yuhada’yı eski mutluluklarına
kavuşturacağım günler yaklaşıyor, diyor Rab. Onları atalarına verdiğim
topraklara geri getireceğim, orayı yurt edinecekler, diyor Rab.” ( Yeremya,
30:3 )
Halkım İsrail... İsrail deyince aklınıza bugünkü
devlet gelmesin, tekrar ediyorum, biliyorum bu yanlış tarafa çekilecektir,
çekilmeye çalışılacaktır. Allah’ın o gün, oradaki insanlara söylemiş olduğu
olay, politik bir olay değil. İsrail demek; tek olarak, bütün diğer insanlar
müşrik olarak, hayatlarını devam ettirirken bu insanların sadece Allah’a yönelmiş bir kavim olarak muhatap
alınması… Burada kastedilen İsrailoğulları; sadece O’na yönelmiş kullar demek;
‘Halkım İsrail.’
Devam edelim Hezekiyel kitabına geçelim bu da başka
bir peygamber:
“De ki; Efendimiz Rab şöyle diyor: Sizi uluslar arasından
toplayacak, dağılmış olduğunuz ülkelerden geri getirecek, İsrail ülkesini
yeniden size vereceğim. (HEZEKİEL 11:17 )
Kaç tane peygamber aynı vaatlerde bulunuyor. Değişik
değişik peygamberlerden örnek veriyorum ki bunları daha iyi anlatabilmek için.
Evet, sağ salim geri dönecekler, hakiki mânâda Rabbine yönelmiş kullar, gerçek
İsrail. Evet, Allah’ın İsrailoğullarına, gerçek olarak kendisine yönelmiş
kullara verdiği vaatlerin bir diğeri de şu:
2- SON MABET İNŞA EDİLECEK
“Rabbin mabedinin kurulduğu dağ, son günlerde dağların
en yücesi, tepelerin en yükseği olacak. Oraya akın edecek ulusların hepsi.
Birçok halk gelecek ‘haydi Rabbin dağına, Yakup’un İlahının mabedine çıkalım.’ diyecek.
Rabbin mabedi; Muvahhitlik dininin asıl mabedi… Son
günlerde; kıyamete yakın. Bu kelimeler o kadar çok önemli ki çünkü bunların paralelini
göreceğiz Kur’an’da. Yani bu kelimelerin, bu vaatlerin paralelini Kur’an’da
göreceksiniz. Ondan dolayı bunları ele alıyorum ve ileride tekrar edeceğim,
bunları göstereceğim kısmet olursa. ‘Dağların en yücesi, tepelerin en yükseği’
olacak, oraya akın edecek ulusların hepsi. Dünyadaki Muvahhitlik dinine,
ulusların hepsi oraya akın edecek. Birçok halk gelecek, haydi Rabbin dağına,
Yakup’un İlahının mabedine çıkalım diyecekler. İsrail bu demek, Yakup’un İlahının
mabedi bu demek, her hangi bir politik devletin mabedi demek değil. Yakup’un
İlahı! Yakup’un İlahı kimdir? Allah! Peki, İsrail ne demektir? Yakup’un İlahına
inanan insanlar. İsrail bu demektir. Tevrat’ı açınız, bakınız. Ve bütün
insanlar, haydi Allah’ın mabedine gideceğiz. Allah… Kâinatı yaratan Allah,
Tevrat’ı gönderen, İbrahim’i, Musa’yı, İsa’yı ve Muhammed Peygamberi gönderen
Allah… O’nun mabedi… İşte gerçek ilah O. O’nun mabedi inşa edilecek.
Evet, devam edelim;
“O bize kendi yolunu öğretsin, biz de O’nun yolundan
gidelim, çünkü yasa siyondan, Rabbin sözü Yeruşalim’den çıkacak (YEŞAYA 2:2-3 )
Yeruşalim; Kudüstür. Rabbin sözü Yeruşalim’den çıkacak
yani Kudüs’ten. O dağ da zaten orası. Mescid-i Aksa’nın bugün bulunduğu yer,
son mabedin inşa edileceği bölge.
Devam edelim;
“Kutsal dağıma getirip, dua evimde sevindireceğim.
Yakmalık sunularıyla yakınlaştırıcı hediyeleri sunağımda kabul edilecek, çünkü
evime ‘Bütün Ulusların Dua Evi’ denecek.” (YEŞAYA 56:7 )
Bütün ulusların dua evi, tek bir mabet… Muvahhitlik
dini bütün dünyaya yayılacak. Bu da Tanrı’nın, Allah’ın İsrailoğullarına vermiş
olduğu söz. Kendisine hakikaten inanan, yönelen insanlara vermiş olduğu söz.
3- İSRAİLOĞULLARI RABBİNE HÂKİKİ MÂNÂDA YÖNELECEK
Şimdi buradan da ders çıkaracağız, altını çizdim
bunların, ileride göreceğiz, bunların ne mânâya geldiğini…
“Siz yine Rabbin sözüne kulak verecek, bugün size
ilettiğim buyrukların hepsine uyacaksınız.”
Altını çiziyorum. ‘Bugün size ilettiğim buyrukların
hepsine uyacaksınız.’ Bakalım bu ‘hepsine’ nedir, neden bu olay hâlâ
gerçekleşmiyor onun farkına varacaksınız ve gerçekleşmediği sürece bu vaatler
yerine gelmeyecektir. İki bin sene daha geçer ve kesinlikle bu vaatler yerine
gelmez. Dolayısı ile Allah’ın, Rabbin sizlere ilettiği buyrukların hepsine iman
etmeniz gerekmektedir bu vaatlerin gerçekleşmesi için.
“Rabbiniz, el attığınız her işte sizi başarılı
kılacak; çok sayıda çocuğunuz olacak, hayvanlarınızın yavruları, toprağınızın
ürünü bol olacak. Rab atalarınızdan nasıl hoşnut kaldıysa, sizden de öyle
hoşnut kalacak ve sizi başarılı kılacak (yani çok büyük bereketler olacak, çok
başarılı bir hayat olacak) yeter ki Rabbinizin sözünü dinleyin ve bu yasa
kitabında yazılı kurallarına, buyruklarına uyun. ( YASANIN TEKRARI 30:8-10
)
Bunun da altını çizelim. Yeter ki Rabbinizin sözünü
dinleyin. Bunların hepsi bir kondisyona bağlanmış. ‘Bu yasa kitabında yazılı
buyruklarına, kurallarına uyun, hepsine ve bütün yüreğinizle, bütün canınızla
ona dönün.’ Bu vaatler tekrar ediliyor Tevrat’ın değişik taraflarında, değişik
peygamberlerin Allah’tan aldığı ayetlerle, vahiylerle almış olduğu bilgilerin
Tevrat’taki yansımaları… Dolayısı ile bakalım bu söz gerçekleşecek mi, Kur’an
ne diyor bu sözler için? Çok şaşıracak birçok insan yani olayı biz bu yönden
hiç değerlendirmemiştik diyecekler ama yeter ki burada benim anlatmak istediğim
şey; Kur’an’da bazı kısımlar var, şu ana kadar bunların hepsinin üstü kapanmış
belki de bir hikmete binaen kapanmıştır, belki de bu güne nasip oldu bunları
sizlerle paylaşmak... Hep beraber oturalım, birlikte düşünelim, çalışalım ve
daha neler var, yani bu gün söyleyemeyeceğim neler var Kur’an’da, Tevrat’ta yer
alan daha ne bilgiler var…
“Böylece Rabbe doğrulukla sunular sunacaklar, geçmiş
günlerde, geçmiş yıllarda olduğu gibi Rab; Yahuda ve Yeruşalim’in sunacağı
sunulardan hoşnut kalacak.” (MALAKİ 3:4 )
Kabul edilecek bunlar, bu sunular. Bunu kurban olarak
anlayanlar var fakat bu kurban değil. Bir gün bu konu hakkında da kısmet olursa
durmak istiyorum. Fakat bugünkü konumuz başka olduğu için şimdilik burayı geçelim.
“Onlara tek bir yürek vereceğim, içlerine yeni bir
ruh koyacağım. İçlerindeki taş yüreği çıkarıp, onlara etten bir yürek
vereceğim.” (HEZEKİEL 11-19 )
Yeni bir ruh koyacağım. Bunu kulak ardı etmeyin Sayın
İsrailoğulları. Bunu kulak ardı etmeyin. ‘İçlerine yeni bir ruh koyacağım.’ Bu
Tevrat’ta yazıyor, yeni bir ruh. Acaba bu ruh ne demek, sonrasında;
‘içlerindeki taş yüreği çıkarıp, onlara etten bir yürek vereceğim.’ Bu yeni bir
ruhla beraber… Bu, ‘yeni bir ruh’ nedir acaba? Bunları da göreceğiz. Bu ayetlerin,
size göstermiş olduğum ayetlerin hepsi birbiriyle bağlantılı. Hepsi. Hiç bir
tanesi kopuk değil. Sadece bunları görmemiz lazım. İnsan bazen gözünün önündeki
şeyleri göremeyebilir. Bir kişi, onun gözünü açtığı takdirde bunları görmeye
başlar. Siz de bunu göreceksiniz, umut ediyorum bunları göreceksiniz. ‘Yeni bir
ruh koyacağım’, bu ruh nedir acaba?
Ayetin devamı;
“Ruhumu içinize koyacağım, kurallarımı izlemenizi, buyruklarıma uyup onları
uygulamanızı sağlayacağım.” (HEZEKİEL 36:26-27 )
Buradaki ruh ne demek, bunu da göreceğiz ileride.
Buradaki ruhla, yeni bir ruh farklı, yeni bir ruh; yeni ayetler, yeni anayasa
demek fakat buradaki ruh bu yeni anayasayı kabul edecek, onu kabul etmemizi
sağlayacak bir ruh. Bakalım nedir bu ruh, ileride göreceğiz onları.
“Ruhumu içinize koyacağım, kurallarımı izlemenizi, buyruklarıma uyup onları
uygulamanızı sağlayacağım.” Bu ruh vasıtasıyla bunların hepsi birbiriyle
bağlantılı. Zaten şu anda benim bu açıklamalarımdan birçoğunuz bu ruhun ne
olduğunu anlamışsınızdır. Fakat bunları ayetlerle beraber destekleyip size
sunacağım kısmet olursa. Ve biz gerçek mânâda Allah’a yönelmiş gerçek
İsrailoğulllarını meydana getireceğiz.
Evet;
4.DÜNYA BARIŞI
Rabbin Tevrat’ta İsrailoğullarına; kendisine hakkıyla
kul olan gerçek müminlere vaat etmiş olduğu dünya barışı.
“Rab halklar arasında yargıçlık edecek, uzaklardaki
güçlü ulusların anlaşmazlıklarını çözecek. İnsanlar kılıçlarını çekiçle dövüp
saban demiri, mızraklarını bağcı bıçağı yapacaklar. Ulus ulusa kılıç
kaldırmayacak, savaş eğitimi yapmayacaklar artık. Herkes kendi asmasının, incir
ağacının altında oturacak. Kimse kimseyi korkutmayacak. Bunu söyleyen Rabbiniz
Allah’tır.” (MİKAH 4:1-4 , YEŞAYA 2:1-4 )
Allah, Sadıku’l-vaat’tir, söylediği sözün arkasındadır
kesinlikle ve kesinlikle. Bunu göreceksiniz. Kim istemez böyle bir olayın
gerçekleşmesini. Silahlar, atom bombaları, tanklar imha edilsin. İnsan olarak
yaşayalım burada ve bu gerçekleşecek. Allah’ın sözü haktır.
Evet, devam edelim;
“Onun döneminde kurtla kuzu bir arada yaşayacak,
parsla oğlak birlikte yatacak, buzağı, genç aslan ve besili sığır yan yana
duracak, onları küçük bir çocuk güdecek. İnekle ayı birlikte otlayacak,
yavruları bir arada yatacak, aslan sığır gibi saman yiyecek.”
Bunların hepsi metaforik. Burada hayvanlardan
bahsetmiyor aslında, kurtla kuzu yan yana duracak ama kurt yani kötü insanlar
kuzuları yani normal insanları ısıramayacak. ‘Buzağı, genç aslan ve besili
sığır yan yana duracak’; aslan buzağıyı yemeyecek çünkü kötülerin elleri
bağlanacak. Burada anlatılmak istenen bu, yoksa Allah her zaman doğada koymuş
olduğu kanunları çiğnemez, bu Allah’ın hikmetine aykırı. Burada anlatılmak
istenen olay metaforik. ‘Onları küçük bir çocuk güdecek, inekle ayı birlikte
otlayacak, yavruları bir arada yatacak, aslan sığır gibi saman yiyecek.’
İnsanların hakkını gasp edemeyecek, normal yiyecek. Herkes gibi beraberce… Eşitlik
olacak bütün dünyada. Aklınıza komünizm falan gelmesin onunla bir ilgisi yok
bunun, onu demek istemiyorum.
“Emzikteki bebek kobra deliği üzerinde oynayacak,
sütten kesilmiş çocuk elini engerek kovuğuna sokacak, sürgünler geri dönecek,
Kutsal dağımın hiçbir yerinde kimse zarar vermeyecek, yok etmeyecek çünkü sular
denizi nasıl dolduruyorsa dünya da Rabbin bilgisiyle dolacak.” (YEŞAYA 11:6-9)
Herkes tek bir Allah’a inanacak. Kısmet olursa, dünya
barışı...
Evet, Tevrat’taki vaatlerin son kısmına geldik;
5- TÜM ULUSLARIN TEK RABBE İNANMASI
“Rab bütün dünyanın kralı olacak, o gün yalnız Rab,
yalnız O’nun adı kalacak.” (ZEKERİYA 14:9)
Yalnız Allah! O’nunla beraber başka kimsenin
anılmaması ve bu gerçekleşecek. Bütün ulusların tek Rabbe inanması, tek Rabbe
koşmuş olduğu şirklerin yerle bir olması, o putların yerle bir olması olayı.
“Yeni aydan yeni aya, Şabat gününden Şabat gününe
bütün insanlar önüme gelip bana tapınacaklar.”(YEŞAYA 66:23)
Rabbe ibadet etme olayı, hizmet etme olayı.
Tapınacaklar kısmını görmemişim, halbuki bu ‘ibadet etme’ demek. İbadet ‘abd’
kelimesinden gelir; hizmet eden... Hepimiz bir Rabbe hizmet edeceğiz. Burada
anlatılmak istenen olay bu, yoksa tapınma olayı değil. Tapma putperestlikten
gelir. Burada ibadet etmekle hizmet etmek anlamı veriliyor asıl olarak. ‘Yeni
aydan yeni aya, Şabat gününden Şabat gününe…’ Bunların hepsi sembol, herkesin
birlikte olması olayı var burada.
“Ama o günlerden sonra İsrail halkıyla yapacağım
anlaşma şudur diyor Rab; ‘yasamı içlerine yerleştirecek, yüreklerine
yazacağım.”
Yasa hangi yasa?
“Ben onların Rabbi olacağım, onlar da benim halkım
olacak bundan böyle kimse komşusunu ya da kardeşini ‘Rabbi tanıyın’ diye
eğitmeyecek.”
Dinini ben sana anlatayım, hocalar, imamlar,
imamcıklar… Öyle olmayacak. Kimse kimseye gel ben sana Rabbini tanıtayım
demeyecek, çünkü herkes kendi Rabbini tanıyabilecek bir kitaba sahip olacak,
bir anlayış, bir felsefeye sahip olacak. Bunun da ne anlama geldiğini kısmet
olursa ilerideki videolarda paylaşacağım. Siz zaten eğer muvahhitseniz bu
olayın ne olduğunu anlamışsınızdır. Anlayamamış da olabilirsiniz, yadırgayacak
bir şey yok, sonuçta hepimiz öğreniyoruz.
“Çünkü küçük büyük hepsi tanıyacak beni diyor Rab”
(YEREMYA 31:33-34) “Yarattığım bütün uluslar gelip sana ibadet edecekler, Ya
Rab adını yüceltecekler.”
( MEZMURLAR 86:9 )
İnşallah böyle bir şey gerçekleşir, bunu hepimiz
bekliyoruz ve bunun için çalışmak lazım diye düşünüyorum ben.
KUR’AN TEVRAT’TA GELECEK İÇİN VERİLEN İSRAİLİYAT
KAYNAKLI MÜJDELERİ TASDİK EDER Mİ?
Bunlar İsrailiyyat kaynaklı değil. Kur’an bu müjdeleri
tasdik eder mi etmez mi bundan sonraki videoda sizlerle paylaşmak istiyorum.
Bunların İsrailiyyat olmadığını...
İsrailiyyat nedir? İsrailiyyat diye bir kelime çıkmış;
bir şeyi duyunca İsrailiyyat deyip onu hemen kulak ardı etme... Kur’an’ın zaten
büyük bir kısmı İsrailiyyat. Tamam, o Allah’ın vahyi tabii ki fakat İsrailiyyat
kelimesinin bugünkü kullanılan mânâsı; ‘gerçekte olmayan İsraillilerin
uydurduğu şeyler’ demek. Halbuki böyle bir şey yok, bu bilgilerin hepsi
Kur’an’da tasdik edilecek mi edilmeyecek mi sizinle beraber ilerideki
videolarda paylaşacağım kısmet olursa. Şimdilik burada ara verelim, bir dahaki
videoda tekrar görüşmek üzere.
Taner Eon Demirci Lopez'in https://www.youtube.com/watch?v=OuZa0OHMEnU kayıtlı Youtube Videosundan derleme
Derleyenler: Ayşegül Okutkan, Mihriban İnan Karatepe
Bütün yazılar için: M. İnan Karatepe, "İsa Mesih'in Yeniden Dünyaya Gelişi", Cinius Yayınları, 2017

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder