18 Mart 2018 Pazar

KUR'AN TEVRAT'TA GELECEĞE DAİR VERİLEN MÜJDELERİ TASDİKLER Mİ? -3-




Merhabalar
Bugün İsa’nın yeniden dünyaya gelişi hakkında yaptığım çalışmanın üçüncü kısmını sizlere sunacağım.

Geçen videoda hatırlarsanız olayı genel olarak görmeye çalıştık. Kur’an’ın Tevrat’ı tasdiklediğini söyledik. Tevrat’taki bilgilerin sadece İsrailiyyat şeklinde anlaşılmaması gerektiği üzerinde durduk. Sonuçta Kur’an da Allah’ın kelamı… Eğer Kur’an, Allah’ın kelamı ise ve Kur’an’daki bilgiler İsrailiyyatta varsa bunun bize bir şey ifade etmesi gerekiyor.

İsrailiyyattan gelen bilgilerin İsrailiyyat denilip bir kenara atılması yanlıştır. Bunu gördük. Tevrat’ı çeşitli bölümlere ayırdık. El Mesih, Ha- Maşiakh’ı arıyoruz, kimdir acaba? Bunu anlamak için Tevrat’ta da arayacağız dedik ondan sonra Kur’an’da da arayacağız. Aynı şekilde paralellerini göreceğiz ve bu şekilde ne yaptık; Tevrat’ı çeşitli bölümlere ayırdık: Tevrat’taki tarihi bilgiler, Tevrat’taki yasalar, Tevrat’taki hikmet dolu kıssalar gibi… Kur’an’ın bunları tasdiklediğini gördük. Sonuncu olarak da tabii ki Tevrat’taki bilgilerin en önemlisi, Allah’ın İsrailoğullarına vermiş olduğu vaatlerdi.

Tabii şimdi İsrailoğulları deyince bana ne dememek lazım. Çünkü İsrailoğulları yanlış anlaşılıyor. Bunun da ne olduğu üzerinde bugün birazcık durmak istiyorum. Tevrat’ta Allah’ın İsrailoğullarına vermiş olduğu vaatler var. Acaba bakalım Kur’an bunlara neler diyecek, acaba bu vaatleri tasdikliyor mu? Çünkü eğer bu vaatleri tasdikliyorsa burada El-Mesih konusunu anlamak için çok önemli bir kapı açmış olacaksınız kendinize. Dünyadaki birçok kişinin hidayetine de vesile olacak şeylerdir bunlar. Bunu ilerideki videolarda da kısmet olursa sizlere anlatmaya çalışacağım. İnşallah bunu göreceksiniz.

Evet;
Kur’an Tevrat’ta gelecek için verilen müjdeleri tasdik eder mi?

TEVRAT’TA ALLAH’IN İSRAİLOĞULLARI’NA VAADLERİ NELERDİR?

· Bütün İsrailoğulları sağ salim Kudüs’e dönecekler.
· Son mabet inşa edilecek.
· İsrailoğulları Rabbine hakiki mânâda yönelecek.
· Dünya barışı gerçekleşecek.
· Tüm ulusların Tek Rabbe İnanması

Bu kısımları da Tevrat’taki ayetleriyle örneklendireceğim.

1.Bütün İsrailoğulları Sağ Salim Kudüs’e Dönecekler:

Bildiğiniz gibi Kudüs devamlı olarak işgal edilmiş, buradaki insanlar tarih boyunca kılıçtan geçirilmiş. İsrailoğulları sık sık dünyanın çeşitli yerlerine dağılmışlar. Tabii İsrailoğulları demek ‘muvahhit’ (Allah’a inanan) insan demek. İsrailoğlu budur. Yakup’un kavmi İsrailoğullarıdır. Yakup’un İlahı kimdir? Allah’tır. Dolayısı ile İsrailoğulları; ‘Yakup’un İlahına inanan kişiler’ demektir. Eski dünyada bütün insanlar pagan bir kültüre sahipken, putlara taparken, sadece İsrailoğulları Allah’a tapıyordu, sadece İsrailoğulları Allah’a ibadet edip hayatlarını hakiki dine göre düzenliyordu. Bundan dolayı seçilmiş bir kavim… Yoksa kendi ırkları, kendi kanlarından dolayı değil. İsrailoğulları Mısır’dan çıkarken onlara ‘Hapiru’ denilmiştir. ‘Hapiru’ yabancı demek, ‘hibru’ oradan geliyor. Hapiru/yabancı, yabancılar son derece heterojen bir kavimdi. İçerisinde müşrikler vardı, putperestler vardı, altın buzağıya tapanlar vardı fakat Musa firavundan bu insanları, işkence çeken bu köleleri uzaklaştırınca sonrasında homojen bir toplum oldu. Rabbini tanıyan, Allah’a inanan bir toplum haline geldi bu insanlar. Dolayısı ile İsrailoğulları başından beridir böyle. Asil kan gibi bir şey anlaşılmasın, çok yanlış. İsrailoğulları demek Tek Allah’a inanan, Allah’ın yanına başka isimler koymayan muvahhit insan demek. Sonuç olarak bütün İsrailoğulları sağ salim Kudüs’e dönecekler. İnsanlar kendilerine artık kötü bakmayacak İsrailoğlusun diye…

2.Son Mabet İnşa Edilecek:

Son mabet; kıyamete kadar son mabet… İkinci bölüm ile beşinci bölüm aslında âlâkalı. Bütün uluslar sadece bir Allah’a inanacak ve bu inancın yani Muvahhitlik inancının bir tane mabedi olacak. Bütün dünya için geçerli, kıyamete kadar sürecek olan son mabet... Bu da Allah’ın İsrailoğullarına vaat etmiş olduğu bir olay, bunu siz yapacaksınız diyor.

Evet, devam edelim;

3.İsrailoğulları Hakiki Mânâda Rabbine Yönelecek:

Yani gerçekten Rablerine yönelecekler. O’nun buyruklarını tamamen yerine getirmeye başlayacaklar. Bunlar inanılmaz şeyler, bunlar şuanki Yahudilerin bile inanamadıkları şeyler. Çünkü artık Yahudilik dininde çok az sayıda Ortodox Yahudi var, onlar bile buna inanmıyor. Hatta İsrailoğullarını ‘Muvahhit insan’ şeklinde adlandıracak olursak gerçeği de böyledir, bugün Kur’an’ı okuyan fakat Kur’an’dan, Kur’an’ın mesajını anlayamamış, tek bir hüküm verici olan Allah’a şirk koşmuş bir sürü insan var. Kur’an ellerinde fakat Allah’tan başka kendilerine hüküm verici bir sürü ilahcıklar kabul eden insanlar var ama ne yaptıklarını bilmiyorlar. Dolayısı ile bu yöneliş komple olacak, tamamen muvahhit olunacak bütün dünyada, bu da gerçekleşecek kısmet olursa…

4.Dünya Barışı Gerçekleşecek:

Dünyada savaşlar duracak. İnşallah bunlar gerçekleşir, bunu kim istemez. Dünyada kan dökülüyor, bir sürü savaş var. Tevrat’ta Allah’ın İsrailoğullarına verdiği sözlerden bir tanesi de dünya barışının gerçekleşmesi. Dünya barışını sağlayacak bir kavim; İsrailoğulları…

5.Tüm Ulusların Tek Rabbe İnanması:

Bütün dünya kısmet olursa Muvahhitlik dinine inanacak. Bütün dünya derken, bütün uluslar derken belki de burada bütün uluslardan insanlar kastediliyor. Çünkü her zaman inanmayan insanlar çıkacaktır yani hiçbir zaman %100 bütün insanlara ulaşılamaz. Bu Allah’ın hükümlerinden bir tanesi… Zaten peygamberler geldiğinde bile gerçekleşmedi. Burada bütün ulusların tek Rabbe inanması demek; bütün uluslardan büyük çoğunluktaki insanların Muvahhitlik dini çatısı altında birleşmesi, anlatılmak istenen bu… Şimdi tekrar ediyorum, sözlerimi yanlış tarafa çekmek isteyenler olacaktır. İsrail denince benim kastettiğim olay bugünkü politik mânâda, Orta Doğu’da bulunan İsrail devletini kastetmiyorum. İsrailoğlu demek, o demek değil, hakiki mânâda Allah’a yönelmiş, bütün insanlar putperest müşrikken kendisi sadece Allah’a yönelmiş bir kavimdir İsrailoğulları… Bunların nasıl olacağını da birazdan Tevrat’ta göreceğiz ve bunun Kur’an’daki yansımalarına ve Kuran’ın bunu nasıl tasdik ettiğine hep beraber şahit olacağız.

Evet başlayalım.

1- BÜTÜN İSRAİLOĞULLARI SAĞ SALİM KÛDÜS’E GERİ DÖNECEKLER

“Bugün size ilettiğim buyruklar uyarınca siz ve çocuklarınız Rabbiniz Allah’a döner, bütün yüreğinizle, bütün canınızla ona uyarsanız Tanrınız size merhamet edecek, sizi sürgünden geri getirecek, sizi dağıttığı ulusların arasından yeniden toplayacak. Dünyanın öbür ucuna sürülmüş olsanız bile, Rabbiniz Allah sizleri toplayıp geri getirecek. Sizi atalarınızın mülk edindiği ülkeye ulaştıracak, orayı miras alacaksınız.” (Yasanın Tekrarı 30:3)

Evet, burada bir şart var bu bir vaat ve bir söz, bir kondisyon var; ‘ilettiğim buyruklar uyarınca’, diyor, bunu göreceğiz ileride. Bakalım bu ‘ilettiğim buyruklar’ nelermiş. Niçin bu hâlâ gerçekleşmiyor? Yani beni dinleyen Musevi kişiler olabilir, onlar da bu söylediklerimi kulak ardı etmesinler çünkü bunlar gerçekleşmediği sürece kesinlikle ve kesinlikle sağ salim Kudüs’e geri dönemeyecekler. Burada bir kondisyon var; ‘ilettiğim buyruklar’. Bunlar gerçekleştirilmiyor. Bunun ne olduğunu anlatacağım size kısmet olursa ilerideki videolarda. Evet, demek ki burada bir söz var ve bu gerçekleşecek eğer bu kondisyon gerçekleşirse, bütün İsrailoğulları sağ salim Kudüs’e geri dönecekler.

“İşte halkım İsrail’i ve Yuhada’yı eski mutluluklarına kavuşturacağım günler yaklaşıyor, diyor Rab. Onları atalarına verdiğim topraklara geri getireceğim, orayı yurt edinecekler, diyor Rab.” ( Yeremya, 30:3 )

Halkım İsrail... İsrail deyince aklınıza bugünkü devlet gelmesin, tekrar ediyorum, biliyorum bu yanlış tarafa çekilecektir, çekilmeye çalışılacaktır. Allah’ın o gün, oradaki insanlara söylemiş olduğu olay, politik bir olay değil. İsrail demek; tek olarak, bütün diğer insanlar müşrik olarak, hayatlarını devam ettirirken bu insanların sadece  Allah’a yönelmiş bir kavim olarak muhatap alınması… Burada kastedilen İsrailoğulları; sadece O’na yönelmiş kullar demek; ‘Halkım İsrail.’

Devam edelim Hezekiyel kitabına geçelim bu da başka bir peygamber:

“De ki; Efendimiz Rab şöyle diyor: Sizi uluslar arasından toplayacak, dağılmış olduğunuz ülkelerden geri getirecek, İsrail ülkesini yeniden size vereceğim. (HEZEKİEL 11:17 )

Kaç tane peygamber aynı vaatlerde bulunuyor. Değişik değişik peygamberlerden örnek veriyorum ki bunları daha iyi anlatabilmek için. Evet, sağ salim geri dönecekler, hakiki mânâda Rabbine yönelmiş kullar, gerçek İsrail. Evet, Allah’ın İsrailoğullarına, gerçek olarak kendisine yönelmiş kullara verdiği vaatlerin bir diğeri de şu:

2- SON MABET İNŞA EDİLECEK

“Rabbin mabedinin kurulduğu dağ, son günlerde dağların en yücesi, tepelerin en yükseği olacak. Oraya akın edecek ulusların hepsi. Birçok halk gelecek ‘haydi Rabbin dağına, Yakup’un İlahının mabedine çıkalım.’ diyecek.

Rabbin mabedi; Muvahhitlik dininin asıl mabedi… Son günlerde; kıyamete yakın. Bu kelimeler o kadar çok önemli ki çünkü bunların paralelini göreceğiz Kur’an’da. Yani bu kelimelerin, bu vaatlerin paralelini Kur’an’da göreceksiniz. Ondan dolayı bunları ele alıyorum ve ileride tekrar edeceğim, bunları göstereceğim kısmet olursa. ‘Dağların en yücesi, tepelerin en yükseği’ olacak, oraya akın edecek ulusların hepsi. Dünyadaki Muvahhitlik dinine, ulusların hepsi oraya akın edecek. Birçok halk gelecek, haydi Rabbin dağına, Yakup’un İlahının mabedine çıkalım diyecekler. İsrail bu demek, Yakup’un İlahının mabedi bu demek, her hangi bir politik devletin mabedi demek değil. Yakup’un İlahı! Yakup’un İlahı kimdir? Allah! Peki, İsrail ne demektir? Yakup’un İlahına inanan insanlar. İsrail bu demektir. Tevrat’ı açınız, bakınız. Ve bütün insanlar, haydi Allah’ın mabedine gideceğiz. Allah… Kâinatı yaratan Allah, Tevrat’ı gönderen, İbrahim’i, Musa’yı, İsa’yı ve Muhammed Peygamberi gönderen Allah… O’nun mabedi… İşte gerçek ilah O. O’nun mabedi inşa edilecek.

Evet, devam edelim;

“O bize kendi yolunu öğretsin, biz de O’nun yolundan gidelim, çünkü yasa siyondan, Rabbin sözü Yeruşalim’den çıkacak (YEŞAYA 2:2-3 )

Yeruşalim; Kudüstür. Rabbin sözü Yeruşalim’den çıkacak yani Kudüs’ten. O dağ da zaten orası. Mescid-i Aksa’nın bugün bulunduğu yer, son mabedin inşa edileceği bölge.

Devam edelim;

“Kutsal dağıma getirip, dua evimde sevindireceğim. Yakmalık sunularıyla yakınlaştırıcı hediyeleri sunağımda kabul edilecek, çünkü evime ‘Bütün Ulusların Dua Evi’ denecek.” (YEŞAYA 56:7 )

Bütün ulusların dua evi, tek bir mabet… Muvahhitlik dini bütün dünyaya yayılacak. Bu da Tanrı’nın, Allah’ın İsrailoğullarına vermiş olduğu söz. Kendisine hakikaten inanan, yönelen insanlara vermiş olduğu söz.

3- İSRAİLOĞULLARI RABBİNE HÂKİKİ MÂNÂDA YÖNELECEK

Şimdi buradan da ders çıkaracağız, altını çizdim bunların, ileride göreceğiz, bunların ne mânâya geldiğini…

“Siz yine Rabbin sözüne kulak verecek, bugün size ilettiğim buyrukların hepsine uyacaksınız.”

Altını çiziyorum. ‘Bugün size ilettiğim buyrukların hepsine uyacaksınız.’ Bakalım bu ‘hepsine’ nedir, neden bu olay hâlâ gerçekleşmiyor onun farkına varacaksınız ve gerçekleşmediği sürece bu vaatler yerine gelmeyecektir. İki bin sene daha geçer ve kesinlikle bu vaatler yerine gelmez. Dolayısı ile Allah’ın, Rabbin sizlere ilettiği buyrukların hepsine iman etmeniz gerekmektedir bu vaatlerin gerçekleşmesi için.

“Rabbiniz, el attığınız her işte sizi başarılı kılacak; çok sayıda çocuğunuz olacak, hayvanlarınızın yavruları, toprağınızın ürünü bol olacak. Rab atalarınızdan nasıl hoşnut kaldıysa, sizden de öyle hoşnut kalacak ve sizi başarılı kılacak (yani çok büyük bereketler olacak, çok başarılı bir hayat olacak) yeter ki Rabbinizin sözünü dinleyin ve bu yasa kitabında yazılı kurallarına, buyruklarına uyun. ( YASANIN TEKRARI 30:8-10 )

Bunun da altını çizelim. Yeter ki Rabbinizin sözünü dinleyin. Bunların hepsi bir kondisyona bağlanmış. ‘Bu yasa kitabında yazılı buyruklarına, kurallarına uyun, hepsine ve bütün yüreğinizle, bütün canınızla ona dönün.’ Bu vaatler tekrar ediliyor Tevrat’ın değişik taraflarında, değişik peygamberlerin Allah’tan aldığı ayetlerle, vahiylerle almış olduğu bilgilerin Tevrat’taki yansımaları… Dolayısı ile bakalım bu söz gerçekleşecek mi, Kur’an ne diyor bu sözler için? Çok şaşıracak birçok insan yani olayı biz bu yönden hiç değerlendirmemiştik diyecekler ama yeter ki burada benim anlatmak istediğim şey; Kur’an’da bazı kısımlar var, şu ana kadar bunların hepsinin üstü kapanmış belki de bir hikmete binaen kapanmıştır, belki de bu güne nasip oldu bunları sizlerle paylaşmak... Hep beraber oturalım, birlikte düşünelim, çalışalım ve daha neler var, yani bu gün söyleyemeyeceğim neler var Kur’an’da, Tevrat’ta yer alan daha ne bilgiler var…

“Böylece Rabbe doğrulukla sunular sunacaklar, geçmiş günlerde, geçmiş yıllarda olduğu gibi Rab; Yahuda ve Yeruşalim’in sunacağı sunulardan hoşnut kalacak.” (MALAKİ 3:4 )

Kabul edilecek bunlar, bu sunular. Bunu kurban olarak anlayanlar var fakat bu kurban değil. Bir gün bu konu hakkında da kısmet olursa durmak istiyorum. Fakat bugünkü konumuz başka olduğu için şimdilik burayı geçelim.

“Onlara tek bir yürek vereceğim, içlerine yeni bir ruh koyacağım. İçlerindeki taş yüreği çıkarıp, onlara etten bir yürek vereceğim.” (HEZEKİEL 11-19 )

Yeni bir ruh koyacağım. Bunu kulak ardı etmeyin Sayın İsrailoğulları. Bunu kulak ardı etmeyin. ‘İçlerine yeni bir ruh koyacağım.’ Bu Tevrat’ta yazıyor, yeni bir ruh. Acaba bu ruh ne demek, sonrasında; ‘içlerindeki taş yüreği çıkarıp, onlara etten bir yürek vereceğim.’ Bu yeni bir ruhla beraber… Bu, ‘yeni bir ruh’ nedir acaba? Bunları da göreceğiz. Bu ayetlerin, size göstermiş olduğum ayetlerin hepsi birbiriyle bağlantılı. Hepsi. Hiç bir tanesi kopuk değil. Sadece bunları görmemiz lazım. İnsan bazen gözünün önündeki şeyleri göremeyebilir. Bir kişi, onun gözünü açtığı takdirde bunları görmeye başlar. Siz de bunu göreceksiniz, umut ediyorum bunları göreceksiniz. ‘Yeni bir ruh koyacağım’, bu ruh nedir acaba?
Ayetin devamı;

“Ruhumu içinize koyacağım, kurallarımı izlemenizi, buyruklarıma uyup onları uygulamanızı sağlayacağım.” (HEZEKİEL 36:26-27 )

Buradaki ruh ne demek, bunu da göreceğiz ileride. Buradaki ruhla, yeni bir ruh farklı, yeni bir ruh; yeni ayetler, yeni anayasa demek fakat buradaki ruh bu yeni anayasayı kabul edecek, onu kabul etmemizi sağlayacak bir ruh. Bakalım nedir bu ruh, ileride göreceğiz onları.
“Ruhumu içinize koyacağım, kurallarımı izlemenizi, buyruklarıma uyup onları uygulamanızı sağlayacağım.” Bu ruh vasıtasıyla bunların hepsi birbiriyle bağlantılı. Zaten şu anda benim bu açıklamalarımdan birçoğunuz bu ruhun ne olduğunu anlamışsınızdır. Fakat bunları ayetlerle beraber destekleyip size sunacağım kısmet olursa. Ve biz gerçek mânâda Allah’a yönelmiş gerçek İsrailoğulllarını meydana getireceğiz.

Evet;

4.DÜNYA BARIŞI

Rabbin Tevrat’ta İsrailoğullarına; kendisine hakkıyla kul olan gerçek müminlere vaat etmiş olduğu dünya barışı.

“Rab halklar arasında yargıçlık edecek, uzaklardaki güçlü ulusların anlaşmazlıklarını çözecek. İnsanlar kılıçlarını çekiçle dövüp saban demiri, mızraklarını bağcı bıçağı yapacaklar. Ulus ulusa kılıç kaldırmayacak, savaş eğitimi yapmayacaklar artık. Herkes kendi asmasının, incir ağacının altında oturacak. Kimse kimseyi korkutmayacak. Bunu söyleyen Rabbiniz Allah’tır.” (MİKAH 4:1-4 , YEŞAYA 2:1-4 )

Allah, Sadıku’l-vaat’tir, söylediği sözün arkasındadır kesinlikle ve kesinlikle. Bunu göreceksiniz. Kim istemez böyle bir olayın gerçekleşmesini. Silahlar, atom bombaları, tanklar imha edilsin. İnsan olarak yaşayalım burada ve bu gerçekleşecek. Allah’ın sözü haktır.

Evet, devam edelim;

“Onun döneminde kurtla kuzu bir arada yaşayacak, parsla oğlak birlikte yatacak, buzağı, genç aslan ve besili sığır yan yana duracak, onları küçük bir çocuk güdecek. İnekle ayı birlikte otlayacak, yavruları bir arada yatacak, aslan sığır gibi saman yiyecek.”

Bunların hepsi metaforik. Burada hayvanlardan bahsetmiyor aslında, kurtla kuzu yan yana duracak ama kurt yani kötü insanlar kuzuları yani normal insanları ısıramayacak. ‘Buzağı, genç aslan ve besili sığır yan yana duracak’; aslan buzağıyı yemeyecek çünkü kötülerin elleri bağlanacak. Burada anlatılmak istenen bu, yoksa Allah her zaman doğada koymuş olduğu kanunları çiğnemez, bu Allah’ın hikmetine aykırı. Burada anlatılmak istenen olay metaforik. ‘Onları küçük bir çocuk güdecek, inekle ayı birlikte otlayacak, yavruları bir arada yatacak, aslan sığır gibi saman yiyecek.’ İnsanların hakkını gasp edemeyecek, normal yiyecek. Herkes gibi beraberce… Eşitlik olacak bütün dünyada. Aklınıza komünizm falan gelmesin onunla bir ilgisi yok bunun, onu demek istemiyorum.

“Emzikteki bebek kobra deliği üzerinde oynayacak, sütten kesilmiş çocuk elini engerek kovuğuna sokacak, sürgünler geri dönecek, Kutsal dağımın hiçbir yerinde kimse zarar vermeyecek, yok etmeyecek çünkü sular denizi nasıl dolduruyorsa dünya da Rabbin bilgisiyle dolacak.” (YEŞAYA 11:6-9)

Herkes tek bir Allah’a inanacak. Kısmet olursa, dünya barışı...
Evet, Tevrat’taki vaatlerin son kısmına geldik;

5- TÜM ULUSLARIN TEK RABBE İNANMASI

“Rab bütün dünyanın kralı olacak, o gün yalnız Rab, yalnız O’nun adı kalacak.” (ZEKERİYA 14:9)

Yalnız Allah! O’nunla beraber başka kimsenin anılmaması ve bu gerçekleşecek. Bütün ulusların tek Rabbe inanması, tek Rabbe koşmuş olduğu şirklerin yerle bir olması, o putların yerle bir olması olayı.

“Yeni aydan yeni aya, Şabat gününden Şabat gününe bütün insanlar önüme gelip bana tapınacaklar.”(YEŞAYA 66:23)

Rabbe ibadet etme olayı, hizmet etme olayı. Tapınacaklar kısmını görmemişim, halbuki bu ‘ibadet etme’ demek. İbadet ‘abd’ kelimesinden gelir; hizmet eden... Hepimiz bir Rabbe hizmet edeceğiz. Burada anlatılmak istenen olay bu, yoksa tapınma olayı değil. Tapma putperestlikten gelir. Burada ibadet etmekle hizmet etmek anlamı veriliyor asıl olarak. ‘Yeni aydan yeni aya, Şabat gününden Şabat gününe…’ Bunların hepsi sembol, herkesin birlikte olması olayı var burada.

“Ama o günlerden sonra İsrail halkıyla yapacağım anlaşma şudur diyor Rab; ‘yasamı içlerine yerleştirecek, yüreklerine yazacağım.”

Yasa hangi yasa?

“Ben onların Rabbi olacağım, onlar da benim halkım olacak bundan böyle kimse komşusunu ya da kardeşini ‘Rabbi tanıyın’ diye eğitmeyecek.”

Dinini ben sana anlatayım, hocalar, imamlar, imamcıklar… Öyle olmayacak. Kimse kimseye gel ben sana Rabbini tanıtayım demeyecek, çünkü herkes kendi Rabbini tanıyabilecek bir kitaba sahip olacak, bir anlayış, bir felsefeye sahip olacak. Bunun da ne anlama geldiğini kısmet olursa ilerideki videolarda paylaşacağım. Siz zaten eğer muvahhitseniz bu olayın ne olduğunu anlamışsınızdır. Anlayamamış da olabilirsiniz, yadırgayacak bir şey yok, sonuçta hepimiz öğreniyoruz.

“Çünkü küçük büyük hepsi tanıyacak beni diyor Rab” (YEREMYA 31:33-34) “Yarattığım bütün uluslar gelip sana ibadet edecekler, Ya Rab adını yüceltecekler.”
( MEZMURLAR 86:9 )

İnşallah böyle bir şey gerçekleşir, bunu hepimiz bekliyoruz ve bunun için çalışmak lazım diye düşünüyorum ben.

KUR’AN TEVRAT’TA GELECEK İÇİN VERİLEN İSRAİLİYAT KAYNAKLI MÜJDELERİ TASDİK EDER Mİ?

Bunlar İsrailiyyat kaynaklı değil. Kur’an bu müjdeleri tasdik eder mi etmez mi bundan sonraki videoda sizlerle paylaşmak istiyorum. Bunların İsrailiyyat olmadığını...
İsrailiyyat nedir? İsrailiyyat diye bir kelime çıkmış; bir şeyi duyunca İsrailiyyat deyip onu hemen kulak ardı etme... Kur’an’ın zaten büyük bir kısmı İsrailiyyat. Tamam, o Allah’ın vahyi tabii ki fakat İsrailiyyat kelimesinin bugünkü kullanılan mânâsı; ‘gerçekte olmayan İsraillilerin uydurduğu şeyler’ demek. Halbuki böyle bir şey yok, bu bilgilerin hepsi Kur’an’da tasdik edilecek mi edilmeyecek mi sizinle beraber ilerideki videolarda paylaşacağım kısmet olursa. Şimdilik burada ara verelim, bir dahaki videoda tekrar görüşmek üzere.

___________________________________________________________________________
Taner Eon Demirci Lopez'in https://www.youtube.com/watch?v=OuZa0OHMEnU kayıtlı Youtube Videosundan derleme
Derleyenler: Ayşegül Okutkan, Mihriban İnan Karatepe
Bütün yazılar için: M. İnan Karatepe, "İsa Mesih'in Yeniden Dünyaya Gelişi", Cinius Yayınları, 2017

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder